Türkiye; internet kullanımı, teknolojiyi kendi bünyesine adapte etme, sosyal medya kullanımı gibi konularda dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır. 2019 itibariyle DataReportal tarafından yayınlanan Türkiye’nin internet kullanımı raporuna göre Türkiye’nin nüfusu 82 milyon 440 bin, akıllı telefon kullanıcı sayısı ise 76 milyon 340 bin kişi ile ülkenin yüzde 93’ü olarak belirtilmiştir. Yine aynı rapora göre, Türkiye’de internet kullanıcısı sayısı 59 milyon 360 bin kişi (ülkenin yüzde 72’si), sosyal medya kullanıcısı sayısı ise 52 milyon (ülkenin yüzde 63’ü) olarak ifade edilmiştir.

Türkiye, bilim, teknoloji ve inovasyon üretme, küresel ölçekte internet ve/veya teknoloji girişimleri çıkarma konusunda teknolojiyi bünyesine adapte ettiği sürece iyi bir durumda olacaktır.

Bilim, Teknoloji ve İnovasyon girişimlerinden değeri 1 milyar Doları geçen şirketler için söylenen “Unicorn” terimi ülkelerin girişimcilik kültürünü yansıtması açısından önemli bir gösterge olarak kabul edilmektedir. CB Insight internet sitesine göre Ocak 2019 yılı itibariyle tüm dünyada değeri yaklaşık 1 Trilyon 100 milyar Dolar değerinde 325 Unicorn bulunmaktadır. Nijerya, Güney Afrika, Brezilya, Malta, Kolombiya gibi az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkeler bile bu listeye kendi girişimlerini sokarken Türkiye’nin hala bu listede tek bir girişimi bile olmaması bu konudaki durumumuzu gözler önüne sermektedir.

Bilim, Teknoloji ve İnovasyon girişimlerinin gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler tarafından bu kadar desteklenmesinin ve son on yıldır dünya gündemini bu kadar meşgul etmesinin temel sebebi ekonomiye ve istihdama sağladığı katkılardan ileri gelmektedir.

Bunun en güzel örneği, İngiltere merkezli Virgin Startup’ın Centre for Economics and Business Research ortaklığı ile hazırladığı “The Startup low down: How startups are changing Britain” raporudur. Rapora göre, internet ve teknoloji girişimlerinin 2009-2014 yılları arasında Birleşik Krallık ekonomisine yaptığı katkısı 196 milyar Pound (256 milyar Dolar) olarak ölçülmüştür. Aynı rapora göre İngiltere’de yerleşik bilim ve teknoloji girişimleri ülke çapında 3,24 milyon kişiye istihdam sağlayarak, İngiltere’nin toplam istihdamının yüzde 12’sini gerçekleştirmektedirler.

Harvard Üniversitesi’nden Vivek Wadhwa’nın yazdığı “The Economic Benefits of Startups” makalesinde internet ve teknoloji girişimlerinin ekonomik büyüme, verimlilik ve istihdam üzerine dikkat çekici bir etkisi olduğu belirtilmektedir. 1977–2005 yılları arasında yapılan araştırmaya göre geleneksel şirketler yılda 1 milyon istihdam kaybına neden olurken Bilim, Teknoloji ve İnovasyon girişimleri her sene net 3 milyon yeni istihdam sağlamaktadır. Dolayısıyla Türkiye gibi gelişmekte olan ve istihdam yaratma konusunda sorunlar yaşayan bir ülkenin öncelikli olarak ele alması gereken konulardan biri de Bilim, Teknoloji ve İnovasyon verimliliğini artırmaktan geçmektedir. Tüm bunların yanında Bilim, Teknoloji ve İnovasyon girişimciliğinin verimliliği artırması, tüm işlemlerin internet üzerinden gerçekleştirilmesi nedeniyle vergi kazancını da artırması, Türkiye’nin gelişmiş ülkelerle rekabet avantajı kazanması açısından da oldukça önemlidir.

image

Türkiye’de Bilim, Teknoloji ve İnovasyon girişimciliği ekosisteminin geçmişi sadece 15 -20 yıl öncesine dayanmaktadır. Diğer yandan Bilim, Teknoloji ve İnovasyon girişimlerinin finansal anlamda temel taşlarından sayılan melek yatırım kanununun (Bireysel Katılım Sermayesi Yönetmeliği) resmî gazetede yayınlanması Şubat 2013 tarihine denk gelmektedir. 5 Girişimcilik ekosisteminin en temel ayaklarından biri olan melek yatırım ağlarının sadece 6 yıllık geçmişi olması hem girişimcilerin hem de melek yatırımcılar ile bunu destekleyen sistemlerin daha tam olarak kurulamamasına neden olmaktadır.

Girişimcilere sağlanan finansal desteklerin özelde melek yatırımın gelişmemesinden dolayı, Türkiye’deki girişimciler yurtdışı gelişimine benzer şekilde ilk yatırımlarını ya da ilk finansal desteklerini 3F olarak bilinen (Family, Friends, Fools) yakın çevresinden sağlamaktadır.

Girişimcilerin büyük çoğunluğu da ilk yatırımlarını yakın çevrelerinden aldıklarını belirtmişlerdir. Türkiye’deki girişimlerin sorunlarının başında yüzde 47 ile finansal kaynak bulma sorunu gelmekte ve girişimlerin yüzde 65’i ilk 2 yıl içerisinde kapanmaktadır.

Her girişimde olduğu gibi Bilim, Teknoloji ve İnovasyon girişimlerinin de kâra geçme süresi yaklaşık 1,5 yıldan sonra başlamaktadır. Girişim; 1,5 yıl boyunca yazılım/teknoloji veya çalışan maaşları, kira, elektrik, su gibi maliyetleri kar etmeden karşılamaya çalışmaktadır. Bir yandan da yüksek vergi oranları ile ya şirketlerini kapatmak zorunda kalmakta ya da Estonya, İngiltere, ABD gibi vergi avantajlarının ve şirket kurmanın kolay olduğu ülkelere gitmektedirler. Örneğin Estonya Startup Vizesi Proje Müdürü Merilin Lukk, Ağustos 2018 tarihinde Dünya Gazetesi’ne verdiği demeçte, Ocak 2017 tarihinden beri Türkiye’den 450 internet ve teknoloji girişiminin bu vizeye başvurduğunu belirtmektedir.

Aynı dönemde Amerika’da şirket kurmak için sadece bir danışmanlık firmasına başvuran girişim sayısı 200’den fazladır. Her ne kadar sayısı belli olmasa da Avrupa’nın internet ve teknoloji girişimlerinin merkezlerinden Berlin ve Londra’ya giden Türk girişimlerinin ve girişimcilerinin sayısı da azımsanmayacak boyuttadır.

Türkiye’de girişimcilik kültürünün tam olarak yerleşmemesi ve üniversitelerde bu alanda eğitimler verilmemesi ya da eğitim verilmeye yeni başlanması nedeniyle iş planı hazırlama, pazar analizi yapma konuları girişimcilerin önde gelen eksikliklerinden bazılarıdır. Küresel anlamda başarılı olacak girişimlerin çıkmaması da Türkiye’deki girişimcilik eko-sisteminin bir diğer sorunudur. Yatırımcılar özellikle global olarak başarılı olacak girişimlere yatırım yapmayı tercih etmektedirler. Bunun en önemli sebebi olarak da yatırım yaptıkları girişimden kısa sürede çıktıkları zaman (exit yapmak) yaptıkları yatırımın 50 katı-100 katı ile çıkabilme imkanına sahip olmaları gösterilebilir.

Dünya genelinde mühendis kökenli girişimcilerde görülen ürüne odaklanarak, pazarlama, reklam, ürünü konumlandırma gibi sosyal alana giren konulara mühendis kökenli girişimcilerin ağırlık vermemesi de Türkiye’de de sık rastlanan sorunlardan biridir. Bu nedenle gerekli tanıtımı yapmadan, maliyetleri, kâr marjını hesaplamadan kurulan girişimler de bir süre sonra kapanmak zorunda kalmaktadırlar.

image

Kitlesel fonlama (Crowdfunding) Türkiye’de yeni bir uygulama olduğu için öncelikle ne olduğunu anlatmak gerekmektedir. Kitlesel fonlama, girişimcilerin yenilikçi ve teknoloji odaklı projelerini desteklemek için ortaya çıkan ve günümüzde gittikçe yaygınlaşan alternatif bir finansman aracıdır. Kitlesel fonlama sistemi ile tek başına ciddi değer yaratmayacak çok sayıda kişi, ufak meblağlar ile internet siteleri aracılığıyla kaynak yaratarak, finansmana ulaşmakta zorluk yaşayan girişimcilerin yenilikçi fikirlerinin hayata geçirilmesine katkı sağlamaktadır.

Proje sahipleri, projelerine ilişkin tüm bilgi ve belgeleri ilgili internet platformuna ekleyerek projesini tanıtıyor ve projenin hayata geçirilmesi için gereken finansman hedefini belirliyor. Yatırımcılar ise platform üzerinden uygun gördükleri projeyi belirleyerek girişimcinin finansman hedefine katkıda bulunuyor. Öngörülen süre içerisinde hedef finansman tutarına ulaşıldığı takdirde, platform belirli bir komisyon kesintisi yaparak, toplanan fonu proje sahibine iletiyor. Hedeflenen tutara ulaşılamaz ise o zamana kadar toplanan tutar, yatırımcılara iade ediliyor. Platformun aklınıza gelebilecek her türlü proje için kullanılması mümkündür.

Girişimciler için kitlesel fonlama platformları, projeleri için fon yaratmanın yanı sıra girişimcilerin riskini azaltmak, projelerinin pazar analizini yapmak, ürünlerinin satılabilirliğini test etmek, daha geniş kitlelere duyurmak ve kullanıcılardan geri bildirim almak gibi amaçlarla da kullanılabilmektedir. Sonuçta eğer girişimci yayınladığı projesiyle kalabalıkların ilgisini çekmişse aslında o projenin pazar analizi de başarılı olmuş demek oluyor.

Dünyada oldukça popüler olan kitlesel fonlama platformları şimdiye kadar birçok projeye destek olmuş durumdadır. En çok bilinen kitlesel fonlama sitelerinden biri olan Kickstarter kurulduğu günden bu yana 147.370 adet projeyi fonlamış ve bugüne kadar yaklaşık 4 milyar Dolar para toplamıştır. Dünyada kitlesel fonlama platformlarının sayısı 2015 yılı itibariyle 2.902’dir ve tüm bu kitlesel fonlama platformları aracılığı ile toplanan paranın 2018 yılı itibariyle 93 milyar Dolara ulaştığı bilinmektedir.

Kitlesel Fonlama sistemi Türkiye’de de Aralık 2017 tarihinde resmî gazetede yayınlanan yasa ile resmi bir yapıya kavuşmuştur. Türkiye’de 4 kitlesel fonlama platformu aracılığı ile şimdiye kadar toplanan toplam fon miktarı 7 milyon TL’ye yaklaşmış durumdadır. Toplam desteklenen proje sayısı ise 181’dir. Resmi olarak Türkiye’de henüz 2 yılını bile doldurmamış bir sistem için 181 projenin desteklenmesi oldukça sevindiricidir. Ülkemizde faaliyet gösteren kitle fonlaması platformlarının başında fonbulucu.com gelmektedir.